Türkçe bilim için öğrenilmesi gerekilen bir dil
Galina Miskiniene
Litvanya Vilnius Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Galina Miskiniene, 2001 yılında “Litvan Filolojisi ve Yabancı Dil (Türkçe) ile 2008 yılında “Asya Araştırmaları ve Türkoloji” programlarının kuruculuğunu yapmış.
Aynı zamanda Litvanya Tatarları’nın resmi temsilcisi olan Miskiniene, “Türkçe bilim için öğrenilmesi gerekilen bir dildir” ifadelerini kullanıyor ve “Benim için Türkçeden Litvancaya çeviri yapmak çok ilgi çekici bir işti” diyor. İlk çevirilerini 2001’de yayınladığını söyleyen Miskiniene, 2002 yılında da Litvanca-Türkçe konuşma kılavuzu yayınlamış. Miskiniene, Orhan Pamuk’un “Kara Kitap”ını, Ayşe Kulin’in “Sevdalinka”sını, Neşe Yaşın’ın “Şiirler”ini, Mahir Öztaş’ın “Ruh İkizini Arar”ını ve Antalya AB Bürosunu’nun “Avrupa’dan Masallar” kitaplarını çevirmiş.
ÇEVİRİ YAPARKEN SANKİ KENDİ METNİNİZİ OLUŞTURUYORSUNUZ
2001 yılından itibaren Vilnius Üniversitesi Filoloji Fakültesi’nde “Litvan Filolojisi ve Yabancı Dil (Türkçe)” programında sunulması planlanan derslerin, öğrencilerin sadece Türkçe’yi daha iyi öğrenmelerini değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürü, tarihi ve dini inançları hakkında geniş bilgi sahibi olmalarını sağlamayı amaçladıklarını söyleyen Miskiniene, çevirdikleri kitapların ve programın okurlarda nasıl karşılık bulduğunu şu sözlerle aktarıyor: “Üçüncü sınıftan itibaren öğrenciler, Tanzimat dönemini ve çağdaş edebiyat eğilimlerini kapsayan Türk Edebiyatı dersini almak zorunda. Eserler sayesinde öğrenciler, klasik ve çağdaş şiirlerin, hikâyelerin, romanların özellikleriyle tanışma fırsatını buluyor. Diğer taraftan ise Türk dilinde yazılmış olan metinlerin ana dile yani Litvancaya çevirisi bu metinlerin daha iyi anlaşılması ve analiz edilmesine yardımcı oluyor. Böylece hazırlanan metinler, öğrencilere metinlerin yapısını ve içindekileri daha net şekilde gösteriyor.”
Kitap çevirisinin her zaman iki kültür arasında önemli bir köprü olduğunu vurgulayan Miskiniene, “Edebi metinlerin diğer dillere çevirisi, onların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilmektedir” diyor ve ekliyor: “İyi çeviri yapmak için, iki ülkenin tarihi, kültürü ve gelenekleri hakkında iyi bilgi sahibi olmanız gerekir. Burada bazı zorluklarla karşılaşıyorsunuz. Bu zorlukların üstesinden gelmek çok çaba gerektiriyor. Öte yandan, sanki kendi metninizi oluşturuyormuşsunuz gibi. Yabancı bir kültürü aktarabiliyorsunuz ama aynı zamanda kendi kültürünüze de yakınlaşıyorsunuz. Çeviri sürecinin keyfi de buradan geliyor.”
