Kültür ve Medya Dünyası
Spor Spikeri OĞUZ ERMAN GÜNERİ
1977 yılında Ankara’da doğdu. Babasının profesyonel futbolcu olması ve dedesinin de futbola duyduğu büyük ilgi , onu daha 5 yaşından itibaren iyi bir futbol seyircisi ve dinleyicisi yaptı. Bir yandan o yıllarda tek kanal olan TRT’den maçları seyretmekle kalmayıp, dedesiyle birlikte küçük transistörlü radyodan da maçları dinlerdi. Çocukluğunda sokak aralarında iki küçük taş ile kale yaptığı , plastik bir topun peşinde saatlerce kan ter içinde keyifle koşturduğu mahalle maçlarında hem bir yandan gol atmaya çalışır hem de maçı anlatırdı. Belki de daha o yıllarda filizlenmişti içindeki spor spikeri olma fikri. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nü birincilikle bitirerek mezun oldu. Aralarında Ejder Akışık, Jülide Gülizar, Cemile Kutgün, Mesut Ertugay gibi birçok tiyatro sanatçısı ve spikerin de bulunduğu özel bir kursta burslu olarak diksiyon ve spikerlik eğitimi aldı. Gazi’nin Sesi Radyosu ile başlayan meslek hayatında Tv 8,Türkiye Polis Radyosu,Tesk Fm gibi çeşitli radyo ve televizyonlarda haber spikeri, sunucu, muhabir, moderatör olarak görev aldı. Bazı belediyelerce açılan kurslarda diksiyon dersleri verdi. Gece Dostları ve Portakal Ajans’ta bir dönem reklam seslendirmenliği yaptı. 10 yılı aşkın bir süredir de TRT SPOR kanalında spor spikeri olarak çalışmaktadır. Bu 10 yıllık süreçte aralarında futbolda; Dünya Kupası, İtalya Kupası, Libertadores Kupası, Milli maçlar ve Süper Lig maçları da olmak üzere birçok karşılaşmanın televizyon ve radyo anlatımında mikrofon başına geçti. Son yıllarda TRT’nin yeni kanalı TRT SPOR YILDIZ ile birlikte de başta olimpiyatlar olmak üzere aralarında Dünya ve Avrupa Şampiyonaları, Akdeniz Oyunları, Avrupa Oyunları gibi birçok farklı organizasyonda halterden okçuluğa, basketboldan masa tenisine 30’a yakın branşın anlatımını gerçekleştirdi. Oğuz Erman Güneri mesleğindeki eşsiz yeteneği , sporun her alanındaki birikimi , kendine özgü anlatım tarzı , özgün spikerliği ve vizyonun gibi özelliklerinin yanında pozitif enerjisi , akılda kalan sesi ve güzel Türkçesi gibi özellikleriyle dikkat çekmektedir. Oğuz Erman Güneri tüm bu nitelikleriyle gelecekte de adını sıkça duyacağımız çok önemli bir isimdir.
GAZETECİ, SPOR YORUMCUSU ONUR ÖZKAN
Aile mesleği olan gazeteciliğe daha ilkokul yıllarında büyük bir aşkla bağlandı. Öğretmenin, “Gelecekte ne olacaksınız?” sorusuna tüm sınıf, “Mühendis, pilot, polis” yanıtını verirken, daha 7-8 yaşlarında “Ben gazeteci olacağım” diyecek kadar kararlıydı. Arkadaşları mahallede top oynarken, en keyifli anlarını Bab-ı Âli’deki efsane Hürriyet Gazetesi binasında yaşadı. 1998 yılında henüz 17 yaşındayken hayallerini gerçekleştirecek ilk adımı attı. Gazetecilik kariyerinin ilk günleri, Öncü Gazetesi’nde start aldı. Tüm bir futbol sevdalısı olduğu için hemen spor servisinde karar kıldı. Önce ufak kutu haberleri yazdı. Ardından genç yaşına rağmen dış haberler sayfasının editörlüğünü yaptı. Burada önemli bir tecrübe kazandıktan sonra meslek hayatındaki ilk ciddi adımı atıp Star Gazetesi’nde görev yapmaya başladı. Star Gazetesi günleri çok keyifli ve bir o kadar da heyecanlıydı. Futbolun efsaneleri Turgay Şener ve Ziya Şengül gibi isimlerle aynı havayı soluma, beraber çalışma şansını yakaladı. 2004-2006 yılları arasındaki vatani hizmetin ardından 13 Mayıs 2006’da Takvim Gazetesi’yle tanıştı. Türkiye’nin en önemli medya gruplarından biri olan Turkuvaz Medya’da 2022 yılına kadar editörlük ve müdür yardımcılığı görevlerini yaptı. Ardından Takvim Gazetesi’nde Spor Müdürlüğü görevine atandı. Kısa süre içinde de önce Futbol Plus Youtube kanalında ve A Spor’da futbol yorumculuğuna başladı. Onur Özkan küçük yaşlardan itibaren başlayan gazetecilik tutkusunun içinde yer eden temel prensipleriyle çok yönlü birikimi , farklı bakış açısı , özgün yorumları , kendine özgü tespitleri , vizyonu gibi özelliklerinin yanında pozitif enerjisi , yapıcı eleştirileri gibi özellikleriyle dikkat çekmektedir. Tüm bu nitelikleriyle Onur Özkan gelecekte de adını sıkça duyacağımız çok önemli bir isimdir.
Beste Korkmaz’dan İcabında
Geçtiğimiz yıl ikinci çalışması “Yârim” ile müzikseverler ile buluşan Beste Korkmaz, şimdi de yeni teklisi “İcabında” ile sizlerle! Bir Tarık İster şarkısı olan “İcabında” nın bestesinde Aydın Kurtoğlu’nun da imzası yer alıyor. Şarkının klip yönetmenliğini Âdem Doğan üstlendi. İstanbul’da gerçekleşen klip çekimleri sırasında Beste Korkmaz bir de motosiklet kazası atlattı. Bu sırada kimsenin zarar görmemesi en büyük teselli oldu.
Beste Korkmaz Hakkında
Beste Korkmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin usta müzisyenlerinden Hasan Pala’nın kızı. Daha önce Youtube için yaptığı çalışmalar sonrasında 2022 senesinde ilk teklisi Kilitli Kafes’i ve sonrasında hareketli şarkısı Yârim’i yayınladı. Ayrıca modacı kimliği ile tanıdığımız Beste Korkmaz “By Beste Korkmaz” markasının da sahibi. “İcabında” klibindeki tüm kıyafetler de kendi markasına ait.
Beste Korkmaz ve “İcabında” Tisto Music etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında!
Beste Korkmaz - İcabında
Söz: Tarık İster Müzik: Tarık İster & Aydın Kurtoğlu Düzenleme: Tarık İster Klip Yönetmeni: Âdem Doğan Müzik Şirketi: Tisto Music
Türkiye’nin ve Dünya’nın İlk ve Tek Kadın Kanun İmalat Ustası Burçin Bayar Babaoğlu
Burçin Bayar Babaoğlu 20 Eylül 1985 İzmir Karşıyaka doğumludur. Hep hayali Konservatuvar okumak şarkıcı olmaktı ve ailesi ona hayallerinin pesinden koş biz senin yanındayız dedi ve onların desteğiyle konservatuar sınavlarını 5. Denemede kazandı. 2008 /2009 öğretim yılında Ege üniversitesi devlet Türk musikisi Konservatuarı Çalgı Yapımı Bölümü kazanmış oldu. 5 yıllık okul eğitiminde bağlama, ud, tambur imalatı yaptı. Kanun imalatı yapmada bir kadının olmaması sebebi ve üzerine kadın işçiliğinin bol bol katılabileceği bir enstrüman olması çok cezbetti ve kanun imalatını öğrenmek Burçin Bayar Babaoğlu için tek hedef oldu ve Okul dışında ki zamanlarda Ejder güleç atölyesine giderek kanun imalatını öğrendi. (Rahmetli) Ejder Güleç ve (Rahmetli) oğlu Bülent Güleç ile kanun imalatını tüm hatlarıyla öğrendi. Okuldan da mezun olduğunda 2013/2014 kendi atölyesini açıp Türkiye'nin ve Dünya'nın ilk ve tek kadın kanun imalat ustası oldu. @kanunisultanatolyesi adındaki atölyesinde kanun imalatı yapmaktadır. Her usta dünyaya bir iz bırakmak ister ve bir arayışa girer Burçin Bayar Babaoğlu böyle bir dönemde kendini ararken 2018 de belgeselde Afrikalı bir Çocuğun teneke, ağaç sapı ve iple vaptığı gitarı görünce neden olmasın diyerek geri dönüşüm Enstrümanlarını da yapmaya başladı. Türkiye'de bu konuda tek kişi olarak 2019 yılında Karşıyaka belediye başkanı Dr. Cemil Tugay 'ın projesini desteklemesiyle Karşıyaka Belediyesi Mahmure Handan Hanım Müzik Aletleri Yapım Atölyesini kurdu burada Geri Dönüşüm Müzik Aletleri üretimi ve minyatür enstrümanların üretimi ve kursunu vermektedir. Sürekli üretmek atık ürünleri değerlendirmek bir felsefe oldu Burçin Bayar Babaoğlu için atık ürünleri değerlendirirken kendini buldu. kültürümüzün en Kıymetlilerinden biri olan kilim'i atık kullanılmayan enstrümanlarda bir araya getirmek istedi ve ortaya Kilim'saz kilim'gitar çıktı. Toplumumuzun zengin bir kültürü var Kilim de bu kültürün parçalarından biri. Doğu'nun ve Batı'nın farklı bir yerinde küçük kız çocukları ya da genç kadınlar Türk motifli kilim dokuyor. Müzik ve kilim sanatını bir araya getirmek istedi. Bu nedenle atık kilimlerden yine atık müzik aletlerine kaplamalar yapmaktadır. Böylelikle Kilim'saz kilim'gitar oldular.Burçin Bayar Babaoğlu için 5 yıl okulu kazanmak 5 yılda okulu okumak 10 yıllık bir emeğin karşılığı Türkiye'nin ve Dünya'nın ilk ve tek kadın kanun enstrümanı yapım ustası olmak oldu. Hayal kurmak, hayallerinin pesinden gitmek, çalışmak ve üretmek yaşam felsefesi oldu. Bu anlamda çok yönlü çalışmalarını sürdüren Burçin Bayar Babaoğlu bu anlamda ilham olmayı sürdürüyor. Burçin Bayar Babaoğlu çok yönlü yeteneği , bu alandaki birikimi , kendine özgü müzik aleti yapma tarzı , özgün yöntemleri , vizyonu gibi özelliklerinin yanında pozitif enerjisi , ışıltısı ve güzelliğiyle de dikkat çekmektedir. Burçin Bayar Babaoğlu tüm bu nitelikleriyle gelecekte de adını sıkça duyacağımız çok önemli bir isimdir.
Model ve Sunucu Ebru Özcan
6 Temmuz 1995’te doğdu. İlköğrenim ve lisenin ardından medya ve iletişime yöneldi ve Radyo Televizyon okudu. Buradan başarıyla mezun oldu. Eğitim sırasında zorunlu stajını Acun Medya’da yaptı sonrasında San Diego’ya dil eğitimi için gitti neredeyse 1 buçuk yılın ardından modellik eğitimi alarak defilelere katıldı ve moda çekimleri gerçekleştirdi sonrasında Başkent İletişim Bilimleri Akademi’sinde oyunculuk, spikerlik ve sunuculuk eğitimi aldı demo çekimi için beklemektedir. Ayrıca modaya ve alışverişe ilgili olduğu için İstanbul Moda Akademisi’nde stil danışmanlığı ve imaj yönetimi eğitimi aldı. Şu anda ise reklam çekimleri yapmaktadır. Aynı zamanda modellik yapmaya devam etmektedir. Ebru Özcan çok yönlü yetenekleri , birikimi , kendine özgü sunum tarzı , özgün modelliği gibi özelliklerinin yanında pozitif enerjisi , ışıltısı , düzgün fiziği ve güzelliğiyle de dikkat çekmektedir. Ebru Özcan tüm bu nitelikleriyle gelecekte de adını sıkça duyacağımız çok önemli bir isimdir.
Haber Spikeri Fatmanur Kama
Fatmanur Kama, Üniversite eğitimini Sabancı Üniversitesi Ekonomi bölümünde tamamlamıştır. Lise eğitimini ise Üsküdar Amerikan Lisesi’nde alan sunucu ileri derecede iki yabancı dil konuşmaktadır. Daha önce Sabancı Holding, Ata Holding, Dünyagöz Grubu gibi birçok firmada üst düzey pozisyonlarında çalışmıştır. Sunuculuk serüvenine ise İletişim Akademisi ve Hakan Öztürk Medya kurumlarından aldığı spikerlik ve sunuculuk eğitimleriyle başlamıştır. Yaklaşık 1 yıl boyunca Woman TV’de yayınlanan “Dünya Raporu” adlı programı hem hazırlayıp hem sunmuştur. Sunduğu program “Best of Turkey Awards” tarafından Yılın En Başarılı Dünya Haberleri Programı’na layık görüldü. Daha önce Show TV ve ShowTurk bünyesinde çalışarak sektörel programlarda da yer almıştır. 2022’de düzenlenen Teknofest Karadeniz’in ana sponsorlarından Canik markasının festival boyunca sunuculuğunu yaparak Türkiye’nin Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde görev almıştır. 2021’de düzenlenen TESAM 5. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi’nde sunuculuk yapan Fatmanur Kama , birçok kongre ve zirvede Sunucu ve Moderatör olarak yer almıştır. Bir süre haftaiçi hergün saat 17:00’de BBN Türk ekranlarında yer alan BBN Ekonomi programını sunmuştur. Türkiye’den ve dünyadan güncel ekonomi haberleri, Merkez Bankası istatistikleri, Sermaye piyasaları, Para Piyasaları, Reel sektör, Yatırım enstrümanları, Borsa ve Makroekonomi üzerine analizlerle alanında uzman konuklarıyla ekonomiye yeni bir bakış açısı sunmuştur. Fatmanur Kama son olarak Tv 100’e Transfer olmuştur. Yeni yayın döneminin iddialı haber kanalı Tv 100’de Önce Gün Uyanıyor programının sunuculuğunu üstlenen başarılı haber spikeri hafta içi her sabah 06.00'dan 09.30'a kadar günün tüm gelişmeleri ve detaylarla izleyicilere ulaştırdı. Şu günlerde ise TV 100 ekranlarında Öğlen Haberleri ile izleyici ile buluşmaktadır. Fatmanur Kama bu mesleğe dair çok yönlü yeteneği , birikimi , kendine özgü sunum tarzı , özgün haberciliği , vizyonu gibi özelliklerinin yanı sıra pozitif enerjisi , ışıltısı ve güzelliğiyle de dikkat çekmektedir. Fatmanur Kama tüm bu nitelikleriyle gelecekte de adını sıkça duyacağımız çok önemli bir isimdir.
Hayatının Şefi Ol
Yeşim Kaya’nın Hayatının Şefi Ol adlı kitabı Mona Kitap’tan çıktı. Bu dünyadan göçüp gitmeden önce, öğrendiklerimi ve hazmettiklerimi başka insanlara fayda sağlayacak kalıcı bir imza olarak bırakma niyetiyle yazılmış bir kitap okuyacaksınız. Çünkü benim için hayattaki gerçek başarı, bir başka insanın hayatına iyilikle katabildiğim değerle ölçülü. Benden sonra kalan sesim mirasım olsun, içinde iyilik, sevgi ve şifa olan. “İyiliği kendinize çekmenin en kesin yolu, başkası için iyilik yapmayı niyetiniz haline getirmektir."
OPRAH WINFREY
Yıllar Sonra
Hayri Kandemir’in Yıllar Sonra adlı kitabı Mona Kitap’tan çıktı. Kitap tanıtım bülteninde şu ifadeler yer alıyor : “Hayri Kandemir, bir Didim tutkunudur. Yeni kitabı Yıllar Sonra, Didim’e yerleşen Lozan mübadilleriyle birlikte beldenin o yıllardaki ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerini anlatır. Roman kahramanlarının çoğu Didim’de yaşamıştır. Değerli dostum Hayri Kandemir, yıllardır Altınkum Yazarlar Festivali’ni düzenler. Ben de bu kültürel etkinliğin katılımcıları arasındayım. İki yıl önceki imza etkinliğim, saat 20.00’de başlayıp sabaha karşı saat 03.30’da bitmişti ve bu bir rekordu. Hatta son kitabı da Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay için imzalamıştım. Önümüzdeki yıllarda da festivalin katılımcısı olacağım. Benjamin Franklin’in çok sevdiğim sözüdür: ‘Kitap bir sevdadır. Sadece okumak için değil, aynı zamanda birlikte yaşamak için.’ Kitapları hep sevin. Öneriyorum; Yıllar Sonra’yı da okuyun, okutun.” UĞUR DÜNDAR
İSLÂM FELSEFESİ TARİHİ
Majid Fakhry İSLÂM FELSEFESİ TARİHİ adlı eseri Kapı Yayınları’ndan çıktı. Eseri Mehmet Bilal Yamak yayına hazırladı. Araştırma – inceleme türündeki eserin Çevirisini Prof. Dr. Kasım Turhan yaptı. Felsefe…İnsanlığın ortak değeri. Batıdan yükselip Doğu’ya kadar genişlemiş ve kültür ve medeniyetleri etkilemiş en esaslı zihinsel faaliyet.Platon, Sokrat, Aristo…Felsefe Batı’da onlarla başladı. Sonrasında pek çok büyük filozof yetişti. İslâm dünyası da gecikmeden felsefe ile tanıştı; Fârâbî, İbn Sînâ veya el-Kindî gibi öncüler geldiler. … Onları da başka başka meşrepten düşünürler takip ettiler. İnsan, varlık, hayat, dünya neydi? İnsan nereden gelip nereye gidiyordu? İnsan bu dünyada ne arıyordu? İnsan kaderin mahkûmu muydu? İnsan kendi kaderini kendisi mi çizerdi? Külli ve cüzi irade neydi? Sorular soruları izledi. Soru soruyu doğurdu. İslam filozofları kendi zaviyelerinden hem felsefenin iç aleminde derinleştiler hem de özgün yorumlarıyla Batı Felsefesi üzerinde de etkili oldular. Majid Fakhry, alanında klasik sayılan İslam Felsefesi Tarihi ile öz ama kapsamlı bir çerçeve sunuyor. İslam Felsefesi’nin serencamı kendi yüksekliğinde kalarak çağ için bir düşünme vizyonu çiziyor.
Masumiyetin Son Günleri
SELAHATTİN YUSUF Masumiyetin Son Günleri adlı eseri Kapı Yayınları’ndan çıktı. Masumiyetin Son Günleri trajedi duygusunu kurbanda değil, katilde arıyor. Cinayet, bu hikâyede çaresizliğin bir kenar süsü gibi duruyor. Kalbe girmiş hançerin sedef kakmalı kabzasına benziyor burada aşk. İlişkiler, “İlişki kuran mahvolmuş demektir.” sözünü haklı çıkarıyor. Kaybeden iki insanın dayanışması, aslında en derin dayanışmadır. Ve bu yoldaşlık, bütün çaresizlikleri güzelleştirir. Saf aşk, bu hikâyenin göklerinde şöyle bir görünüp kayboluyor. Geride o masum ve saf aşkın acı bir izlenimi kalıyor yalnızca. Mücadele kapıları açamıyor; aksine duvarları daha da sağırlaştırıyor. Bütün şiirsel jestler, sonunda açılmayacak bir kapıyı vurmak anlamına geliyor. Geriye bir şey için yaşamak kalıyor sadece. Yalnızca bir şey için yaşamanın şiiri kalıyor. Masum, Handan, Servet, Ahmet, Naz ve diğerleri... Hepsi de sadece bir şey için yaşıyorlar artık. Ve amaçları sık sık birbirlerine dolanıp içinden çıkılmaz hale geliyor.Masumiyetin Son Günleri Türkiye’deki mevcut kültürel-ideolojik ortamın kökenlerine ışık tutuyor. Sağ ve sol arasındaki geleneksel çekişmenin taraflarını olabildiğince tarafsız bir gözlemle irdeliyor. Gezi ve benzeri olayların arka-planına ışık tutuyor. Toplumsal isyanın köklerini, Türk toplumunun kolektif bilinçaltında arıyor. İlişkilerin günümüzdeki çıkmazlarını çarpıcı bir üslupla betimliyor. Zaten yaşamayan aşkın trajik ölümü Masumiyetin Son Günleri hikâyesinde Selahattin Yusuf 'un çarpıcı üslubuyla gözler önüne seriliyor.
