İsrailli eski başbakandan Netanyahu hükümetine Gazze tepkisi: 'Bu bir toplama kampı'
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri zorla yerinden ederek güneydeki Refah kentinde oluşturulacak bir kampa gitmeye zorlama planı İsrail içinde de tepkiyle karşılanıyor. Katz’ın “insani kent” olduğunu iddia ettiği kampa dair konuşan İsrail’in eski başbakanlarından Ehud Olmert, bu planın Filistinliler için bir “toplama kampı” anlamına geleceğini, insanları bir kampta kalmaya zorlamanın “etnik temizlik” olacağını vurguladı.
“ETNİK TEMİZLİĞİN BİR PARÇASI OLUR”
İnsan hakları hukukçularının da “insanlığa karşı suç” teşkil edeceğini söylediği “insani kent” planı hakkında konuşan İsrailli eski başbakan, “Bu bir toplama kampı. Üzgünüm” dedi.
Olmert, bu plana ilişkin olarak, “Eğer (Filistinliler) yeni ‘insani kente’ sınır dışı edilirse, o hande bunun etnik temizliğin bir parçası olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu henüz gerçekleşmedi” ifadelerini kullandı. İsrailli eski başbakan, yüz binlerce insan için bir kamp oluşturma yönündeki herhangi bir teşebbüsün “kaçınılmaz yorumunun” bu olacağını da sözlerine ekledi.
“FİLİSTİNLİLERİ KORUMAYI DEĞİL GÖNDERMEYİ AMAÇLIYOR”
Eski başbakan Olmert’in iddiasına göre, İsrail’in halihazırda Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri zorla yerinden etmesi etnik temizlik olarak değerlendirilemez çünkü “sivilleri çatışmadan korumak için onları tahliye etmek uluslararası hukuk uyarınca yasal ve Filistinliler askeri operasyonlar sona erdiğinde geri dönüyor.”
Olmert’e göre, aylardır devam eden şiddet dolu söylemlerin, bakanların Gazze için yaptığı etnik temizlik çağrılarının ve Gazze’de yasadışı yerleşimler inşa etme projelerinin ardından İsrail’in mevcut “insani kent” planının Filistinlileri korumayı amaçladığını söylemek inandırıcı değil.
İsrailli eski başbakan, konuya ilişkin şöyle konuştu: “Gazze’nin yarısından çoğunu ‘temizleyecekleri’ bir kamp inşa ettiklerinde, o zaman bu strateji kaçınılmaz olarak Filistinlileri kurtarma amaçlı olarak anlaşılmaz. Bu, onları sınır dışı etmek, itmek, atmak için... En azından ben bunu başka şekilde anlamıyorum.”
“BU AFFEDİLEMEZ, KABUL EDİLEMEZ”
İsrail’e 2006-2009 yılları arasında başbakanlık eden Olmert, Batı Şeria’da aralarında bir ABD vatandaşının da olduğu Filistinlilerin yasadışı İsrailli yerleşimciler tarafından öldürülmesini de değerlendirdi.
Olmert, söz konusu grupların İsrailli yetkililerin destek ve koruması olmadan bu kadar büyük çaplı, tutarlı ve yaygın bir şekilde eylemde bulunamayacağını da sözlerine ekledi.
İsrailli eski başbakan Gazze ve Batı Şeria’daki şiddeti destekleyen aşırı sağcı bakanları da “içteki düşmanlar” sözleriyle tarif etti.
“İNSANLAR ‘MÜMKÜN OLAN HER ÇİZGİYİ AŞTINIZ’ DİYOR”
ABD’de İsrail’e karşı artan bir nefret ifadesi olduğuna, bunun antisemitizm ile açıklanamayacağına işaret eden Olmert, “Sadece antisemit olduklarını düşünmüyorum. Pek çoğu bence televizyonda, sosyal medya ağlarında izlediklerinden ötürü İsrail karşıtı” dedi. Bunun acı verici olduğunu ama aynı zamanda insanların normal tepkisi olduğunu belirten eski başbakan, bu kişilerin İsrail’e “Mümkün olan her çizgiyi aştınız” dediğini aktardı.
“Bir meşru müdafa savaşının başka bir şeye dönüşmesi karşısında utanç ve kalp kırıklığı içinde olduğunu” söyleyen eski başbakan, savaş suçlarını “ihmale ve tasavvur edilemez düzeylerdeki ölüm ve yıkımı tolere etmeye olan istekliliğe” bağladı. Komutanların emir vermediğini de savunan Olmert, kaçınılmaz olarak çatışmalarda “dahli olmayan çok sayıda insanın öldürülmesine sebep olan şeyler yapıldığında ordunun başını çevirdiğini” ve kendisinin de bu sebeple “işlenen savaş suçları sebebiyle bu hükümeti suçlamaktan geri duramayacağını” sözlerine ekledi.
Olmert, Netanyahu’nun yaptığı son ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermesi karşısındaki şaşkınlığını da dile getirdi.
